Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Dilekçesi

Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Dilekçesi Nedir?

İdarenin sorumluluğunda olan bir işlemin hukuk kapsamından silinmesi sadece işlemin, yargı kararı sonucu iptal edilmesiyle gerçekleşir. İşlem iptal edilene kadar hukuk anlamında geçerli bir şekilde varlığı devam eder ama Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açılması, dava edilen olayın yürütülmesini durdurmaz. İşlemin yürütülmesinin durdurulması için yargı mevkiilerinin yürütmenin durdurulması kararı vermesi gerekir. Yürütmenin durdurulma kararı ile okula, mesleğe, eğitime geri dönme şansınız olur ama davanız hala devam eder. Kısacası yürütmenin durdurulma kararına itiraz dilekçesi; idari işlemlerde kanunilik karinesi altında bulunan bir olayın geçici bir şekilde askıya alınması olarak nitelendirebiliriz.

 

Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Dilekçesi

Sonuçta sadece işlemin hukuka aykırılığının arındırılması değil; insanların karşılaşabileceği zorluklara da önlemeyi amaç güder. Yürütmenin durdurulması kararı açılan bir davada, bu karar idareye tebliğden itibaren 30 gün içinde işleme koyulması zorunludur. Birey, idari işlem kendisine hangi aşamada verildiyse o andaki haline geri dönmektedir.

Yürütmeyi durdurma kararı oldukça zor verilen bir karar olup savunma yapılmadan ve sonuçlanmadan verilmesi uygun değildir. Bu karar yalnızca iptal davası ile birlikte çalışır. Yürütmenin durdurulma kararı tek başına değil, yalnızca iptal davası öne sürülerek açılabilir. Çünkü hukuk davası idari işlem sebebiyle işlem gördüyse, yürütmeyi durdurmayı gerektirecek idari bir işlem olmadığı anlamına gelir. Hukuk davası idari işlemden dolayı açılmışsa yine yürütmenin durdurulması kararı verilemez, çünkü davacı idari işlemin iptalini istememekle, onun hukuk düzeninde kalmasını peşinen kabul etmiş olur. Yürütmenin durdurulması kararı geçici bir önlem olaraktan, bu anlamda hukuk davası sonucunda işlemin iptali söz konusu olmamakla birlikte, davacının hukuk davasında yürütmenin durdurulması istemesinde bir yarar olmayacaktır.

Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir. Ancak, durumun gereklerine göre teminat istenmeyebilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kişilerden teminat alınmaz.

Yürütmenin durdurulması kararına ilişkin itiraz edebilirsiniz, itiraz için gereken süre kararın tebliğine göre 7 gün olarak belirlenmiştir. İtiraz kurumları kararlarını 7 gün içinde vermek zorundadır. Bireyler bir defaya mahsus olacak şekilde itiraz edebilirler. İtiraz üzerine verilen kararlar kesin olmakla beraber, aşağıda yer alan kurumlara yürütmenin durdurulması kararına itiraz edebilir ve başvuru yapabilirsiniz:

  • İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarına,
  • Bölge İdare Mahkemesi,
  • İdare ve Vergi mahkemelerine başvuru yapabilirsiniz.

Yürütmenin durdurulması kararına ilişkin bir red durumu yaşanması bireylerin, bu duruma itiraz etme hakkını doğurur. Bireyler, yürütmenin durdurulmaması kararı dahilinde, uğrayabilecekleri mağduriyetlerini ve söz konusu işlemin hukuka aykırılığını belirten bir dilekçe yazarak, itiraz etme taleplerini gerçekleştirebilirler.  Dilekçe yazmayı bileyen kişiler için Dilekçe Nasıl Yazılır? – Dilekçe Örneği  başlığı altında bir makale hazırladık okumanızı tavsiye ederiz.

Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği:

… BÖLGE İDARE MAHKMESİ BAŞKANLIĞI’NA

 

SUNULMAK ÜZERE

 

İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

 

 

DOSYA NO                           :

 

İTİRAZ EDEN

 

MÜDAHİL (DAVALI)         :

 

VEKİLİ                                 :

 

DAVACI                                :

 

VEKİLİ

 

DAVALI                                : … BELEDİYE BAŞKANLIĞI

 

VEKİLİ                                 :

TEBLİĞ TARİHİ                 : …

 

KONU                                   :… …. İdare mahkemesinin … esas sayılı yürütmenin durdurulması kararına itirazlarımızın sunulmasıdır.

 

AÇIKLAMALAR                 :

 

1-)

 

Davacı … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda imar uygulaması yapılmasına ilişkin … Belediyesi Encümeni … tarih ve … sayılı kararının iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istemiştir. … … İdare mahkemesince hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden … maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. İş bu karar üzerine süresi içinde itirazlarımızı sunuyoruz.

2-)

 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesine göre, Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Dava konusu olayda kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmemiştir. Öncelikle bu işlemin uygulanması halinde ortaya telafisi güç ve imkansız zararlar doğmayacaktır. Bunun yanında söz konusu idari işlem hukuka aykırı değildir. Şöyle ki;

3-)

Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu yaptığımız haklı itirazlara rağmen mahkemece hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur. Bilirkişi raporunda çok açık çelişkiler ve hatalar olmasına rağmen mahkemece bu İTİRAZLARIMIZ DEĞERLENDİRİLMEMİŞTİR. Bilirkişi raporunda; düzenleme işleminde … ada … parsel ve … ada … nolu parselin hissedarlarının birbirinden koparılarak farklı parsellerden pay verilmek suretiyle hissedarlıklarına son verildiğinin anlaşıldığı bu durumun ise İmar Kanunu’nun 18. maddesinin amacına ters düştüğü sonucuna varmıştır. Raporda bu husus açıkça hatalı olarak değerlendirilmesine rağmen mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Zira müvekkile ait … ada … nolu parseldeki hisse herhangi bir yere taşınmamış olup yine … nolu parselde kalmıştır. Ancak raporda açıkça … ada … nolu parselin hissedarlarının birbirinden koparılarak farklı parsellerden pay verilmek suretiyle hissedarlıklarına son verildiğinden bahsedilmektedir. Bununla birlikte … ada … nolu parsel müvekkil … ve … Büyükşehir Belediyesi’ne hisseli olarak verilmiştir. Ancak raporda … ada … parselin tek bir kişiye tahsis edildiğinin özellikle parantez içinde vurgulanması, bilirkişinin kötüniyetli ve tek taraflı davrandığının göstergesidir. Bilirkişi müvekkile ait parselleri ve hisseleri incelememiş ve gerçeğe uygun olmayan sonuçlar çıkarılmıştır.

4-)

 

Bilirkişi, raporunda ayrıca, 2981 sayılı yasanın Ek-1. maddesinin uygulama koşulunun oluşmadığını belirtmiştir. Bilirkişice yapılan bu değerlendirme de hatalıdır. Raporda bulunan fotoğraflara bakıldığında bile birçok yapılaşmanın ve bahçelerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak raporda yapılaşma olmadığı ve yapılanmadan bahsetmenin mümkün olmadığı vurgulanarak davacı lehine bir durum yaratılmıştır. Bilirkişinin raporunda değinilen bir diğer husus; uygulamanın İmar Yasasının 18. maddesi Uygulama Yönetmeliği’ne uygun bulmadığı, davacının 12 metre eksentili imar yoluna olan cephe uzunluğunun daraltıldığı, bu alanda parsel cephe uzunluğunun parselin ekonomik değerini etkilediği, davacının ekonomik anlamda hak kaybına uğradığı hususudur. Raporda … ada … nolu parselin 12 metre eksentili imar yoluna olan cephe uzunluğunun 38,83 metre olduğu, … ada … nolu parselin ise cephe uzunluğunun 172,16 metre olduğuna değinilmiştir. Oysa m2 ye düşen cephe uzunlukları oranlanmamıştır. Bilirkişice bir paydaşın kişisel çıkarları baz alınarak kötüniyetli değerlendirme yapılmıştır.

5-)

 

İmar uygulaması sonucu DOP oranı kesildikten sonra mülk sahiplerine yine aynı alanlardan müstakil olarak … ada … nolu parsel tahsis edilmiştir. … ada … nolu parselin batı cephesinin çoğunluğu imar yolu ve refüje denk geldiğinden en yakınında bulunan imar parseline yola cepheli ve derinlikli bir parsel yapılmış ve müstakil olarak verilmiştir. Ayrıca davacı 1/1000 ölçekli imar planının iptalini istememekte bu plana itiraz dsa etmemektedir. Davacı bu plana göre tesis edilen düzenleme işleminin iptalini istemektedir. Plana göre tesis edilen işlem parselasyon tekniklerine uygundur.

6-)

 

Bilirkişi raporunda yukarıda değinilen nedenlerle açıkça hukuka aykırılıklar olduğu görülmektedir. Buna rağmen mahkemece bu itirazlarımız değerlendirmeye alınmamış ve bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. İş bu sebeple yürütmenin durdurulması kararına karşı itiraz etme zorunluluğumuz doğmuştur.

 

NETİCE-İ TALEP                :

 

Yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığımız nedenlerle ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, usule ve kanuna aykırı olarak verilmiş bulunan yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim. …

 

İtiraz Eden Vekil

 

Yorumunuzu Bizimle Paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir